Yapılan son araştırmaya göre otomobil satın alan doğrudan tüketicilerin çok çok azı bayideki işlemlerden memnun olduğunu söylüyor.

Otomotivde perakende kanalın yani bayi satışın sonu mu geliyor. Audi, sanal showroomunu açtı ama 11 satış görevlisini de İstinye Park’taki "dünyadaki 4 sanal merkezinden biri olan" tesisten eksik etmedi.

Yeni trend sanal bayilikler mi?

Deloitte tarafından yapılan bir çalışmaya göre otomobil satın alan perakende müşterilerin çok büyük bir kısmı satış noktasındaki bayilikten şikayetçi çıktı.
Teknolojinin gelişmesiyle de otomobil perakendeciliğinin geleceği tartışılmaya ve yeniden şekillenmeye başladı.

Yarının otomobil satıcıları paylaşımlı ve otonom araçların satışını nasıl yapacak?

Mobilitede gelecek yaklaştıkça, otomobil üreticileri ve satıcılarının kişiselleştirmeye ve bağlantıya önem veren müşterilere hitap edebilmek için geleneksel operasyonlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekebilir.

Bugün kimse otomotiv sektöründe perakende deneyimini (araştırma, bayi ile iletişim, test sürüşü, finansman ve sözleşme) verimli ve tatmin edici bulmuyor.

Yakın zamanda yapılan bir anketin sonuçlarına göre, araç satın almak isteyen 4000 müşteriden sadece 17’si araba satın alırken izlenen mevcut süreçten mutlu olduğunu belirtiyor. Bu rakam yüzde 17 değil, sadece 17 kişi. Otomobil perakendecileri bu tatminsizliğin farkına vararak bu duruma ufak bazı değişiklikler ile karşılık veriyorlar. Diğer endüstriler giderek daha müşteri odaklı bir hale gelirken, daha az yorucu bir müşteri deneyimi yaratmak otomobil üreticileri ve satıcıları için giderek daha önemli bir hale geliyor.

Mobilitenin geleceği otomobil satıcıları için birçok zorluğu beraberinde getiriyor. Özellikle otonom araçların ortaya çıkması ve paylaşımlı araçların artması, otomobil satıcılarını neredeyse otomobil alımı ve sahiplenme süreçlerinin hepsini yeniden düşünmeye zorlayacak. Giderek artan bir şekilde, müşteriler ortak paylaşımlı araçlara kaydıkça, daha önceden kurulmuş olan süreçler, nüfusun büyük bir kısmı için anlamsız hale gelecek.
Bu trendler ortadan kalksa bile, müşteri beklentilerindeki değişimler, otomobil perakendecilerini araç performansından çok müşteri ilişkilerine ve deneyimine odaklanmaya itecek. Orijinal parça üreticilerinin ve bayilerin, mobilite ekosisteminin geleceğinde “nerede oynayacaklarına” ve “nasıl kazanabileceklerine” karar verebilmeleri için işlerinin keskin bir değerlendirmesini yapmaları gerekiyor.

Ali Bilaloğlu:

Müşteri dijitale kaydı, showroom ziyaretleri tarih oluyor

İnternet ve sanal ortamlar hayatamızın ayrılmaz parçası oldu. En ufak üründen en pahalı otomobillere, en pahalı evlerden aracımızın küçük bir parçasına kadar hayatın içindeki bir çok araştırmamızı sanal ortamda yapıyoruz.
İnternetin vazgeçilmez hale gelmesiyle ortaya çıkan yeni durum, otomotivi de kapsama alanına hızla alıyor. Ailecek showroom gezerek, alınacak otomobili inceleme devri sona erdi. Tüketiciler artık ekran başında tüm detaylarıyla inceledikleri, fiyatını öğrendikleri otomobillerin satın alma kararı için bayiye gidiyorlar.
Doğuş Otomotiv CEO’su Ali Bilaloğlu, geçtiğimiz hafta içinde açılan İstanbul Audi City’de “5 yıl önce her beş tüketicinin dördü showrooma geliyorsa bugün bu sayıs beşte birlere düytü. Giderek insanlar dijital deneyim merkezlerinde veya dijital ortamlarda satın alacakları veya almak istedikleri araçların renklerini, içlerini, dışlarını detaylarıyla görebilecek. Aracın rengini gece-gündüz, orman-sahil gibi farklı ortamlarda karşılaştırabilecek. Dijital işlemler sayesinde yepyeni kapılar açılacak.” derken, dönüşümün yönüne de vurgu yapıyordu.

Her ne kadar Türkler dokunarak, elleyerek satın almayı seviyorsa da, ekranların uzağında da kalamıyor.
Bilaloğlu, ileri yaşlardaki insanların beklenmedik performansla akıllı bankacılık gibi dijital uygulamalara ATM kullanımına adapte olduklarını, bunun otomobil satın almada da yaşanmasının yüksek olasılık dahilinde olduğuna dikkat çekti.

BU YIL SATIŞ TAHMİNİNİ DEĞİŞTİRMEDİ

2015 yılın Türkiye’nin en çok satan otomobil şirketi olarak tamamlayan Doğuş Otomotiv’in 2016 yılında ne yapacağını sordğumuzda ise”Herşey müşterinin takdiri” dien Bilaloğlu, ellerini iki yana açarak, güvenle konuşuyordu.
Tüm gelişmelere karşın yılsonu beklentilerini koruduklarını ve revizyon gerektirici bir durum olmadığını belirten Bilaloğlu, “Kriz öngörmüyoruz. Turizm gibi lanlarda yaşananlar ticari bir gerçek. inkar etmek mümkün değil. Ama yıl tamamlanmadı. Yıl sonuna kadar bu alanda da olumlu gelişmeler yaşanabilir.

VW KRİZİ SEKTÖR KRİZİ OLDU

ABD’de başlayıp, dünyaya yayılan “Dizel Krizi’nin artık bir sektör krizine dönüştüğünü söyleyen Bilaloğlu, “Homolosyon veren ülkeler, vermeyen ülkeleri uyarıyor. Almanya VW dışındaki 30 modelin dizel motorlarını kontrole aldı. Sorun sektörel kriz haline geldi.”

DİZEL MOTOR DÖNEMİ BİTİYOR MU?

Bilaloğlu, dizel krizi sonrasında bir dönemin bittiğinin ilan edilip edilemeyeceği sorumuza ise “Evet, içten yanmalı motorlardan çevreyi daha az kirleten motorlara geçiş yaşanıyor. Çok uzun bir zamanı almaz. 5-10 yıl içinde üç konuda önemli değişimler olacak.
1- Elektrikli araçlar yaygınlaşacak.
2- Otonom araçlar yayınlaşacak
3- Connected Car dönemi başlayacak.
VW Grup bir kaç yıl içinde 500 km menzilli, yarım saatten daha kısa sürede kablosuz şarj olan otomobilleri piyasaya verecek. Bunu sadece premium markalarda değil, bir kaç markasında birden gerçekleştirecek.
Connected car dediğimiz yöntemle otomobiller bir veri toplama merkezine dönüşecek. Diğer sektörleri etkileyecek datalar elde edilecek.
Bütün bu değiim çok uzun bir zamana kalmayacak.”


Halil OKŞİT
www.otoajanda.com