Günümüzden 7-8 yıl önceydi.

Son global kriz fırtınalar estiriyordu. ABD ve Avrupa ekonomileri yerlerde sürünüyordu. Kapitalist sistemin köşe taşları iflas mahkemelerinin kapısındaydı. Binlerce insan işinden oluyor, işsizlerin sayısı kat kat artıyordu. Beyaz yakalı, mavi yakalı demeden insanlar acı gerçekle baş başa kalıyordu. Milyarlarca dolarlık mortgage kredisi ödenemez hale geldiği için insanlar evlerinden olmuş, ev fiyatları da baraka fiyatına inmişti.

ABD'de başlayan iflaslar, Avrupa'ya atlamış, dev finansal yapılar kapılarına kilit vurma kararını tartışıyordu.

Global ölçekte fırtınalar koparken, Türkiye'nin bunların dışında kalması mümkün değildi.

ABD ve Avrupa düşmüş, Türkiye'de ise krizden "teğet" çıkma tartışmaları başlamıştı.
"Teğet" tartışmaları arasında 2009 yılında yüzde 100 yerli otomotiv sanayi şirketlerinde yangın başlamıştı.
Ticari araç üretimimiz yüzde 90 azaldı.

Yerli otobüs üreticilerimiz BMC ve Temsa, bu krizden derinden etkilendi. İki yerli devin üretimleri yüzde 90 gibi çok ciddi oranlarda düşerken, yaptıkları yatırımlar ve büyüme çabaları "boşa gitmiş", onları iflas veya satış tehlikesiyle baş başa bırakmıştı.

O dönemde Temsa üst yöneticisi Yusuf Soner, 300 mühendisin çalıştığı AR-GE tesislerinde düzenledikleri toplantıda, Türkiye'de ticari araç sanayiinin yandığını belirterek, 'Türkiye'nin ekmek teknesi yanıyor. Bu yangına çare bulun' diye seslenmişti.

Bu çağrı sonrasında Temsa, yüzlerce mühendisin işine son vererek, Gebze'deki ar-ge tesisinin kapısına kilit vurmak zorunda kaldı.
Onlarca mühendis ve ar-ge personeli işsiz kaldı. Şimdi yenisini Adana'da yeniden kurmaya çalışıyor.

O yıllarda Temsa Adapazarı'ndaki kamyon fabrikasını sattı.
BMC binlerce işçiyi işten çıkardı, patron değiştirdi.

KÜLLERİNDEN DOĞDU

Böylesine önemli bir krizden çıkmak her "babayiğidin" harcı değildi.

Sabancı Grubu bünyesindeki Temsa, bu tünelde küllerinden doğarken, Çukurova Grubu'nun BMC'sine önce el kondu, bir süre sonra Özelleştirme İdaresi tarafından satıldı ve yeni bir patrona geçti.

2009'da "Yanıyoruz" çığlığı atan Temsa, küçüldü. Adapazarı kamyon fabrikasını kapattı ve sonra sattı.

Bu dönemde Sabancı Grubu şirketi üçe ayırdı ve Adana'daki otobüs üretimine adeta "açık çek" verdi.
Yeni Temsa, yeni genel müdür Dinçer Çelik ve ekibiyle yönünü yeniden yukarı çevirdi.

Günümüzde Temsa 2900 araç üreten, 2016 yılında 10 aylık üretimini garantiye almış, ABD'de satış kovalayan, yeniden ar-ge tesisi kuran ve bunu büyütme kararı alan yüzde 100 yerli otomotiv şirketi olarak yoluna devam ediyor.

Yeniden doğan bu şirket, bir kaç ay sonra tamamen elektrikli kendi otobüsünü ortaya çıkaracak. Birbiri ardına yeni otobüs modelleri geliştiriyor. ABD'de sattığı otobüslerin sayısı binlere çıktı.

İşte son 7-8 yılda böylesine sarsıntılar geçiren bu şirket şimdi "kendinden 50-100 kat büyük Çinli şirketlerin" dikkatini çekti.

Avrupa ve ABD pazarlarına girmeyi hedefleyen Çinli şirketler küllerinden doğan Temsa ile işbirliği görüşmelerine başladı.

2015 CİROSU 750 MİLYON TL OLDU

Kendi bünyesindeki ar-ge yatırımına öncelik veren ve yolcu taşımacılığı alanında tüm segmentlere yönelen Temsa, 2015 yılını 750 milyon TL’lik ciro ile kapattı.

2015 yılını 2.900 adet otobüs ve midibüs üretimiyle tamamlamış. 2016 üretimleri ise ekim ayına kadar dolu. Yani eli bu yıl rahat.

TEMSA Genel Müdür Dinçer Çelik, “Bizim sektörümüzde yılın ilk 6 ayı çok önem taşır. Bu aylarda kapasite sorunu yaşamazsanız, yılın son çeyreğinde zaten sektörün kendi dinamikleri gereği sorun yaşamazsınız. Biz şimdiden ekim ayına kadar kapasitemizi doldurduğumuz için bir anlamda rahatız.”

ADANA'YA DÖNDÜ KENDİ EKO SİSTEMİNİ YARATTI

Bir dönem fabrikanın anahtarlarının kapıda sallandığını hatırlatan Çelik, “O dönem kapandıktan sonra kendi özümüze döndük. Adana’da, o bölgenin en büyüğü olmanın avantajlarını kullandık. Kendi çevremizde bir ekosistem yaratarak, pazarın ihtiyaç duyduğu ürünleri üreterek büyüdük. 2013 yılında 544, 2014’te 670, 2015 yılında ise 750 millyon liralık büyüklüğe ulaştık. Üretimimizin yüzde 70’i iç pazar, yüzde 30 ise dış pazar için yapılıyor. Lakin, ciromuzun yüzde 40’ı ihracattan geliyor. 2016 yılında da benzer rakamlara ulaşacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

İŞBİRLİĞİ İÇİN ÇİNLİ ŞİRKETLE GÖRÜŞÜYOR

Temsa’nın satışı konusunun gündem dışı olduğunu belirten Dinçer Çelik, tüm otomotivciler gibi kendilerinin de ürün geliştirme ve maliyetleri düşürme amacıyla farklı işbirliği ve olanakları araştırdıklarını söyledi.

Özellikle, ABD ve Avrupa’da homologasyon ve kalite sorunları yaşayan Çinliler’in yakın takibine girdiklerini belirten Çelik, “Çin’in en büyük üreticilerinden bir tanesi bizimle söz konusu pazarlara girebilmek için ilgileniyor. Bizden 50 kat büyük bir firma ama bizim tecrübemizden faydalanmak istiyorlar. Henüz kesinleşen bir şey yok fakat görüştüğümüzü söyleyebilirim. Çinli şirketle görüşüyoruz. ABD ve Avrupa'da ne yapabiliriz diye bakıyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Amerika’da lüksü otobüs sınıfında faaliyet gösterdiklerini belirten Dinçer Çelik, söz konusu ülkedeki pazar paylarının yüzde 9.5 düzeyine ulaştığını söyledi.

Halil Okşit

halil.oksit@otoajanda.com